İçeriğe geç

Çoğulda is mi are mı ?

Çoğulda Is Mi Are Mi? Küresel ve Yerel Perspektifler

Herkesin gündelik dilinde sıkça karşılaştığı bir soru vardır: “Çoğulda is mi are mı?” Bu basit gibi görünen dilbilgisel sorunun aslında derin kültürel ve dilsel farklılıkları barındırdığını fark ettiğinizde, bu konu bir anda daha ilgi çekici hale gelebilir. Ben de Bursa’da yaşayan 26 yaşında bir beyaz yaka çalışan olarak, hem Türkçeyi hem de yabancı dillerdeki kullanım farklarını zaman zaman gözlemliyorum. Hem Türkiye’deki dil alışkanlıklarımızı hem de dünyadaki farklı kültürleri düşünerek, çoğulda “is mi are mi?” sorusunu ele almak istiyorum.

Türkiye’de Çoğulda “Is Mi Are Mi?”

Türkçede, çoğulda “is mi are mı?” sorusunun cevabı genellikle nettir: Bizim dilimizde, çoğulda “are” kullanılır. Mesela, “Onlar okula gidiyor.” cümlesinde olduğu gibi. Burada dikkat edilmesi gereken şey, Türkçede bir özne çoğul olduğunda fiilin de çoğul olacağına dair kuralların yerleşik olmasıdır. Bu durum, dil bilgisi açısından Türkçeyi diğer dillerden ayıran noktalardan biridir.

Ancak bazen, özellikle İngilizce ile sık etkileşimde olduğumuzda, bazı dilsel alışkanlıklar Türkçeye de yansıyabiliyor. Mesela, bir arkadaşım birkaç yıl önce bana “Onlar geliyo is” demişti ve ilk başta ne demek istediğini anlamadım. Hemen düzeltme yaparak, “Onlar geliyo are” demişti. Bu, İngilizce’den gelen bir etkiydi tabii ki. Türkçedeki bu tür küçük dilsel kaymalar, dünya çapındaki dil değişimlerini çok güzel bir şekilde gözler önüne seriyor.

İngilizce’de Çoğulda “Is Mi Are Mi?”

İngilizce’ye geldiğimizde, işler biraz daha farklı. Çoğul özne kullanıldığında, fiilin “are” olması gerekiyor. Bu çok net bir kural, mesela “They are going to school” cümlesinde olduğu gibi. Ama burada da bazen dikkat edilmesi gereken bir durum var: İki ya da daha fazla kişiden bahsederken, biz Türkler bir anda “is” kullanmaya eğilimli olabiliyoruz. Bu tür karışıklıklar, dildeki ve kültürdeki farklılıkların nasıl birbirine yansıdığının küçük bir örneği aslında.

Bunu, aslında kendi dilimize de çok yakın bir şekilde yapıyoruz. Düşünsenize, bazen sadece birkaç kişiyi kastetmek için, biz de “O ne yapıyor is?” şeklinde yanlış bir kullanımda bulunabiliyoruz. Bu yanlışlıklar, her iki dilde de görülmesi şaşırtıcı değil. Zira dilin bir toplumun kültürüyle ne kadar iç içe olduğunu gösteriyor.

Küresel Perspektifte Çoğulda “Is Mi Are Mi?”

Dil, yalnızca bir iletişim aracı olmanın ötesinde, aynı zamanda kültürel kimliğimizi de yansıtan bir unsurdur. Çoğulda “is mi are mi?” gibi bir dilbilgisel soru bile, dünya genelinde farklı dillerde farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. Örneğin, Fransızca’da, çoğul özne kullanıldığında “sont” fiili gelirken, Almanca’da ise “sind” kullanılır. Her dilin kendine özgü kuralları var, ancak genel olarak bir şeylerin çoğulunu ifade ederken fiilin de çoğul olması gerekliliği, evrensel bir dil özelliği gibi görünüyor.

Ancak kültürel faktörlerin etkisiyle dildeki kurallar zaman zaman esneklik gösterebiliyor. Japonca’da mesela, çoğul kullanımı farklı bir şekilde gerçekleşiyor ve bu, Batı dillerindeki kurallarla doğrudan örtüşmüyor. Japonca’da çoğul kullanımı, dilin bağlama göre değişir. Dilin gramer yapısı, dilin konuşulduğu toplumun kolektif anlayışını yansıtır.

Birçok Batı dilinde olduğu gibi, İngilizce’de de “are” kullanımı, dilin evriminde oldukça tutarlı ve yaygın bir kural olarak yerleşmişken, dünya çapında farklı dillerde bu kuralın nasıl farklı şekillerde karşımıza çıktığını görmek oldukça ilginç.

Sonuç: Çoğulda “Is Mi Are Mi?” Sorusu ve Kültürel Yansıması

Sonuç olarak, “Çoğulda is mi are mı?” sorusu, dilin kültürle, gelenekle ve zamanla nasıl şekillendiğini anlatan oldukça basit ama derin bir soru. Her dilin farklı kuralları, o dili konuşan toplumların düşünce biçimlerini ve yaşam tarzlarını yansıtır. Türkiye’de, özellikle Türkçe’deki çoğul kullanımı son derece belirginken, İngilizce ve diğer Batı dillerinde bu kural çok net bir şekilde “are” olarak karşımıza çıkıyor. Küresel bir bakış açısıyla, dilbilgisi kurallarındaki bu farklılıklar, dilin evrimini ve toplumsal etkileşimini en güzel şekilde gösteriyor.

Yani, dilin kuralları ne kadar önemli olsa da, aslında dilin konuşulduğu yer ve kültür, ona hayat veren gerçek etkendir. Gelişen dünya ile birlikte, dilin ve kültürün birbirini etkilemesi, bizlere iletişimde daha fazla farkındalık kazandırıyor. Ve bu da bence, tüm dünya olarak daha fazla anlayış ve hoşgörü geliştirmemize katkı sağlıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet yeni girişbetexper güncel girişhttps://betexpergir.net/